dayan yüreğim

haluk’un
dizelerdeki
aşk ve müzik hikayeleri

dayan yüreğim

bilip
insanlığa sunulan acıları
ve sezip nefretli dünyayı
sığışamazken tenine ruhum
dayan yüreğim
gidiyorum
karanlığın ardındaki ışığa
varmak için umutluyum
ayrış çelişkilerden aklım
sapaklara bakma
acılarla öğrenmesini bileceğim
zamana yenik düşmeden
ve yitirmeden varlığımı
mutluluğun
şiirini yazıp
şarkısını söyleyeceğim

18 şubat 2018 17.52
Hayley Westenra nın şarkısının sözleri elbette ki
bunlar değil ama ruhumda bıraktığı etki ile dizelerimi yazdım.
Dante Alighieri ilahi komedya adlı eserinde , (Araf,XXIV; 52) şöyle diyor;
” Dedim ki; ben o kişiyim ki,sevda esin verince kaleme sarılırım, onun yüreğime yazdıklarını aktarırım.”
Elbette Dante ile kendimi kıyaslama densizliğinde değilim, sevda ile ilgi benzerliğimiz var yalnızca!

Reklamlar

Misirlou

Misirlou (Yunanca: Μισιρλού, Türkçe: Mısırlı), İlk kez 1927 yılında Atina’da kaydedilmiş egzotik halk şarkısı.

Tarihçe:
1920’li yıllarda İzmir’den Atina’ya mübadeleyle gelmiş Rum asıllı Anadolulu göçmenlere ait bir halk şarkısından köken alan ve gerçek bestecisi kesin olarak bilinmeyen “Misirlou” ilk kez Tetos Demetriades tarafından 1927’de Rebetika tarzında seslendirilmiş.
Yunanca sözlerinin ‘Mısırlı bir kıza’ hitaben yazılmış olması ve şarkıda ya habibi ve ya leli gibi Arapça sözcüklerin geçmesi şarkının Orta Doğu kökenine de işaret eder. Zaten şarkının adındaki Misirlou dan kastedilen Mısırlı Kız dır. Şarkı ayrıca enstrümantal din dışı bir Musevi müziği türü olan Klezmer tarzında ve Yahudi İspanyolcası (Ladino veya Eşpanyol)’yla yazılan sözlerle de sıklıkla seslendirilmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu topraklarından doğmuş olan bu akılda kalıcı kıvrak parça, bu topraklarda yaşayan Türkler, Araplar, Yunanlar ve Museviler tarafından çabucak benimsenerek kendi dillerinde yıllarca seslendirilmiştir. Ancak bestecisinin bilinmiyor olması dolayısıyla bu İmparatorluğun mirasçısı olan milletler tarafından günümüzde bir türlü paylaşılamamaktadır. Özellikle de Yunanlar ve Türkler parçanın kendilerine ait olduğunu ısrarla ileri sürmektelerse de, muhtelif ülkelerdeki telif birliklerinde besteci olarak Nicholas Roubanis kayıtlı olduğu söylenmekte.

1930’lardan itibaren ABD’de farklı şarkıcılar tarafından defalarca plağa kaydedilen şarkı, 1962 yılında Dick Dale tarafından Del-Tones orkestrası eşliğinde solo gitarla seslendirilince daha geniş kitleler tarafından tanındı. Bu enstrümantal parça 1994 tarihinde Quentin Tarantino’nun Pulp Fiction (Ucuz Roman) adlı filminde kullanılınca parçanın popülerliği bir kat daha arttı. Bu filmde Dick Dale’in versiyonu kullanılmıştır. Parça Fox-Trot’tan Surf Rock’a kadar birçok tarzda plağa kaydedilmiştir.

Musevi kökenli İzmirli şarkıcı Dario Moreno da şarkıyı Fransızca sözlerle birkaç değişik versiyonuyla seslendirmişti. Türk Müziği sanatçısı Zeki Müren ise 1950’li yıllarda Suat Sayın’ın yazdığı sözlerle ve “Yaralı Gönül” adıyla şarkıyı taş plak olarak çıkarmış.
Özetle, “Misirlou”, uzun yıllar önce Osmanlı topraklarında bir halk şarkısı olarak başladığı uzun yolculuğu sırasında, önce Yunanistan’da Rebetika tarzına bürünmüş, daha sonra ABD’de 1930’lu ve 1940’lı yıllarda Xavier Cugat gibi büyük orkestralar tarafından Latin Pop ve Fox-Trot tarzlarında plağa kaydedilmiş, 1950’li yıllarda ise o dönemde moda olan “Egzotik Müzik” (Exotica)’in hemen tüm orkestraları tarafından farklı yorumlarıyla seslendirilmiş ve kaydedilmişti. 1962 yılında Amerikalı müzisyen Dick Dale’in elektro gitarla parçaya getirdiği farklı yorum, “Misirlou”nun bir kez daha form değiştirmesine neden olmuştu. Bu kez de 1960’larda Güney Kaliforniya’da popüler olan dalga sörfü adı verilen sporla ve bu sporun yaygın olarak yapıldığı yer olan Kaliforniya yaşam tarzıyla bağlantılı olarak o günlerde moda olan “Sörf müziği” akımının hemen hemen tüm müzik toplulukları bu parçayı Dick Dale’in yorumuna yakın bir biçimde seslendirmeye başlamıştı. 1960’lı yıllarda Caterina Valente ve Connie Francis gibi romantik pop şarkıcıları parçaya kendi yorumlarını getirmişlerdi. Daha sonra çeşitli ülkelerden onlarca şarkıcı ve topluluk parçayı coverlamışlar. Bu versiyonların bir kısmı enstrümantal, bir kısmı da çeşitli dillerde seslendirilmiş.
Ben sizlere ise oldukça güzel bir enstrümantal cover sunuyorum.

aşkla kaldım

haluk’un
dizelerdeki
aşk ve müzik hikayeleri

aşkla kaldım

hiç bakmadan ardına
ve düşünmeden geride kalanı
kolayı seçip
gittin sen
sorsaydın bana oysa
aşktan yanayım derdim
gidemezdim senden
denemedim
alıkoymayı
zorla yaşanmazdı aşk
sustum gidişine bu yüzden
zamanın çizik anılarına
takılmadan
bıraktığın yerlerde
gölgesinde çamların
melteminde denizin
ve aşkla kaldı ruhum
seviliyorum da sevdiğim gibi üstelik
anladım ki
buymuş hayat denilen
kesişirse yolumuz gün olur da
hal hatır elbette
ama anlamsız kalır sorgusu geçmişin
bırakalım
bir kaç buruk ezgi
ve söz kalsın zamanın eskisinde istersen
bir yangının küllerini
savururmuş zaman
alev almazmış ateşi yeniden

yusuf haluk yorulmaz
30/12/2017 14.38
Peer Raben – Dark Chariot (2046 O.S.T) Mithrascult remix
eser bir filmden;Bir roman yazarı, gelecekte geçen bir roman yazmaya başlar. Ancak bu esasında geçmişte yaşanan olayları biraraya getirir. Bu romanda, gizemli bir tren vardır ve bu tren, yolcularını geri dönmek istedikleri hatıralarına ulaştırmaktadır. Bu da 2046 isimli bir durağa ulaştıklarında mümkün olacaktır. Ancak insanlara göre bu sadece bir söylentidir, çünkü 2046’ya giden kimse bir daha geriye dönememiştir. Bir kişi hariç…
Wong Kar Wai dünya sineması için son derece büyük anlamlara sahip bir sinemacı. Uzakdoğudan anlattığı tüm hikayeler, kıtalararası yayılma başarısını gösterdi. 2046 ise bu yapıtlar arasında en çok sivrilenlerden!
Yorumum;
Zaman bir tren değil midir zaten? Her yaşanmışlığın götürünü aramak nafiledir bence , aslolan aşktır ve andır bence , bu yüzden bir kurgu hikayeledim dizelerde 🙂 Hatalarım affola !

suhuletle

haluk’un
dizelerdeki
aşk ve müzik hikayeleri

suhuletle

küsmeden hiç zemheriye
buz kesmeye
şükredip erişen her baharla
kimcesizliğin keyfinde
aşarak zirveleri
aldırmadan hükmüne zamanın
süzüldü vadilere masumiyeti
duraksamadan hiç
aştı ufukları
engin deryalarla kucaklaştı
ve bu bir son olmayacaktı belli ki
bilmeden
düşünmeden kıyametini
suhuletle
ulaştı okyanuslara hep
sorgusuz sualsiz
aşkın gereği

yusuf haluk yorulmaz
24.12.2107 12.46

eserin icracıları
Fumiaki Miyamoto ve Yabe Tatsuya
Yoko Hasegawa ise bir uzak doğu bilimcisi
videodaki yer ise Kinugawa nehri;japonya

yaşamaya

haluk’un
dizelerdeki
aşk ve müzik hikayeleri

yaşamaya

yaşamaksa niyetin
küçük büyük
kuşkuların
hayallerin
tutkuların darmadağın etse de
fidan fidan
ağaç ağaç
büyüyebiliyor mu yine de sevgin
koşulsuz kuşkusuz
bile bile
bağrında saplanmış bıçak gibi gidenlerini
ve bir sonun olacağını günün birinde
boğazına düğümlenip yaşam
darağacında sallansa umutların da sıkça
açıldığında gözlerin sabaha
bakıp dünyaya şöyle bir
yaşıyorum diyebilmek için
nefeslenip umutla
yine yeniden
ayaklanıp yaşamaya
sevmeliyim diyorsun hayata dair ne varsa

yusuf haluk yorulmaz
23 12 2017 11.47

Nabucco ,Va Pensiero


Nabucco

Nabucco (veya uzun haliyle Nebukadnezar), Giuseppe Verdi’nin, Temistocle Solera’nın, İtalyanca metni üzerine bestelediği bir operadır. Opera metni Anicet-Bourgeois ve Francis Cornu’nun İncil’den aldığı hikaye ve oyun temel alınarak yazılmıştır. Opera ilk kez 9 Mart 1842’de Milano’daki Teatro alla Scala’da gösterime girmiştir.
Künye :
Beste: Giusuppe Verdi
Metin : Temistocle Solera
İlk Oynanışı : Teatro alla Scala, Milano-9 Mart 1842
Karakterler :
– Abigaille : Nabukadnezar’ın sözde kızı-Soprano
– Fenena : Nabukadnezar’ın gerçek kızı-Mezzo-Soprano
– Anna: Zaccaria’nın kızkardeşi-Soprano
– Nabucco : Babil Kralı Nabukadnezar-Bariton
– İsmail : Kudüs Kralı’nın yeğeni-Tenor
– Abdallo : Nabukadnezar’ın sarayındaki görevli- Tenor
– Zaccaria : Yahudi rahibi-Bas
Mekan ve zaman : M.Ö. 587-Kudüs ve Babil.
Eserin tarihçesi:

1839’da Milano’ya taşındıktan sonra Oberto isimli eseri olumlu tepkiler alınca ikinci operasını yazmaya karar verdi. İkinci operası Un Giorno di Regno büyük bir başarısızlığa uğradı. Bu operanın bestelenmesi sırasında Verdi eşini kaybetti. Tam herşeyden soğumuşken Nabucco operası için sipariş aldı. Opera 1842 yılında Milano’da operaseverlerle buluştu. Büyük bir coşkuyla karşılanan opera Verdi’nin üçüncü operası olmasına rağmen onun bir besteci olarak ünlü olduğu operadır. Nabucco’da Babil Kralı Nabukadnezar tarafından saldırıya uğrayan ve topraklarından sürülen Yahudileri anlatır. Verdi bu opera için “Bu operayla birlikte sanatçılık kariyerim başladı diyebilirim” şeklinde bir yorumda bulunmuştu. Bunda haklıydı. Çünkü Donizetti ve Pacini gibi opera bestecilerinin eserleri karşısında ani ve büyük bir başarı kazanmıştır. Böylece eleştirmenler tarafından Verdi bir opera bestecisi olarak kabul görmüştür. Eser yaklaşık olarak 2 saat 15 dakika kadar sürer.

Babil Kralı Nabucco (Nabukadnezar), Yahudi ordusunu yenmiş ve Kudüs’e girmiştir. Bu sırada Yahudilerin elinde rehin olarak tutulan kızı Fenena’yı kurtarmak istemekteydi. Fenena, Yahudi Kralı Yuda’nın yeğeni İsmail’in kendisine aşık olması ve onu serbest bırakması üzerine Nabukadnezar Yahudiler’i sonunda tutukladı ve kenti yerle bir etti. Nabukadnezar’ın bir esirden olan kızı Abigaile, Nabukadnezar’ın kendisine yetki verdiğini söyleyerek Fenena ve Yahudi tutsakların öldürülmesi emrini verdi. Bu sırada Nabukadnezar’ın öldüğü gibi asılsız bir haber yayılmıştı. Daha sonradan bu haberin asılsız olduğu anlaşılmıştır. Ancak kral tamamen aklını yitirmiştir. Abigaile, işine gelen bu durum karşısında daha önceden verdiği emri krala imzalatır. Emir uygulanacağı sırada Nabukadnezar halkın sesini duyarak, herşeyi hatırlar ve emrin uygulanmasını durdurarak Yahudiler’e evlerine gidebileceklerini söyler. Abigaile zehir içerek intihar eder. Yahudi rahibi Zaccaria, Kral Nabukadnezar’ı kutsar ve ona mutlu bir yaşam diler.

Hırsız Saksağan (La Gazza Ladra) Operası Uvertürü&Gioacchino Rossini&Adya

Hırsız saksağan (La Gazza Ladra) operası uvertürünün orijinali ve bir cover ını size sunmak istedim….Beklenenin aksine önceliği cover a veriyorum….(affola)


Kısa bilgiler :
Gioacchino Rossini, (d. 29 Şubat 1792, Pesaro, İtalya – ö. 13 Kasım 1868, Paris). İtalyan opera bestecisi. “Mösyö Kreşendo” takma adı ile anılır.
not:Bir müzik eserinde, seslerin gittikçe en yüksek bir noktaya doğru güçleneceğini belirtir.
Hırsız Saksağan, Rossini’nin yirminci operasıdır. İlk
kez Milano’da 31 Mayıs 1817’de La Scala’da
sahnelenmiştir. Librettosunu Gheradini’nin aynı
adlı Fransız sahne oyunundan alarak hazırladığı
eserde, hizmetçi bir kız gümüş bir kaşık çalmakla
suçlanarak idama mahkûm edilir. Kız idam
sehpasına götürülürken halk arasından biri
saksağanın gümüş kaşığı yuvasından dışarı
fırlattığını görür. Sonunda her şey mutlulukla biter.
ADYA, Latince’de Adriaan’ın kısaltmasıdır ve ayrıca kızının ismi ile ADriaan & YAsmin’in birleşimidir.
Adriaan, 2004 yılı Eylül ayında ADYA’yı klasik temaları, Phil Sterman’ın (ayrıca pop düzenlemeleri, stüdyo yapımcısı ve yapımcı) yeni yazılı temalarla birleştirerek farklı bir müzik stiliyle bağlantı kurması fikriyle kuruldu. Edwig Abrath klasik düzenlemeleri yazar ve ayrıca ADYA Klasik Orkestra şefidir. Adriaan, ADYA orkestra lider ve yapımcısıdır.