Nathalie Manser&ruhlarımız sevişirken

Annesi onu dört yaşında bir konsere götürür ve orada gördüğü kırmızı çelloya aşık olur ; onun müzik hikayesi böyle başlamış,varın siz notaları dinlerken nasıl bir aşk olduğuna şahit olun !Ben bu aşka aşık oluyorum ne zaman dinlesem işte!……..

haluk’un
dizelerdeki
aşk ve müzik hikayeleri

kokusu yayılır odama
ne zaman çıksa
geçmişin sislerinden
saçılırken dört bir yana anılar
bulurum gönlümde gülümü
yadigarımı senden
kurumamış gibi yaprakları hala
saklıydı içinde
saçlarının
teninin kokusu
busesi dudaklarının
alırdı aklımı başımdan yine
gülümserken sessizce
ağlardım içerimden hem
en derinden
serilirdı zamansızlığa bedenim
sanrılar sarmalar
melekler gülümserdi
ruhlarımız sevişirken

yusuf haluk yorulmaz
04 03 2018 15.53
müzik ve dizlerin hemhalidir bu,
dostlar aşkın her haline zaman
ayırın lütfen !…..
z

Reklamlar

neredesin sevgili

Eser,anonim bir İsveç halk şarkısı olarak bilinmekte;
Türkçe yaklaşık anlamı: kim yelken açabilir rüzgâr olmadan

vem kan segla forutan vind? (kim yelken açabilir rüzgâr olmadan?)
vem kan ro utan aror? (kim kürek çekebilir kürek olmadan?)
vem kan skiljas fran vannen sin (kim ayrılabilir bir dostundan,)
utan att falla tarar? (göz yaşı akıtmadan?)
jag kan segla forutan vind (ben yelken açabilirim rüzgâr olmadan)
jag kan ro utan aror. (ben kürek çekebilirim kürek olmadan)
men ej skiljas fran vannen min (fakat ayrılamam bir dostumdan)
utan att falla tarar (gözyaşı akıtmadan)…

Jan Johansson’un musik genom fyra sekler albümünde caz hali de mevcuttur. bu yorumunda söz möz yoktur, ama söze gerek de yoktur; zira flüt, alto flüt, piyano karşılıklı konuşurlar, bas da onlara eşlik eder.

Halukçası nasıl olur diye düşünmeme gerek olmadı,ezginin dramatik yapısı ile hikayeledim dizelerle!

haluk’un
dizelerdeki
aşk ve müzik hikayeleri

neredesin sevgili

rüzgardan yoksun
suskun yelkenleri
kürekleri yitmiş
biçare elleri
ortasında okyanusun
delik deşik yüreği
günleri
yakıp kavurmakta
gizlenmiş bulutlara ay
zifiri geceleri
sessiz soluksuz
göremez olmuş
ne yıldızları
ne de asırlık feneri
onulmaz yarası
tükenmiş dermanı
kalmamış özlemin katreleri
harlanır mı yeniden bilinmez
kül olmuşken aşkın ateşi
haberin var mı
neredesin sevgili

yusuf haluk yorulmaz
04.03.2018 14.43

sevdayı solumak

 

 

haluk’un
dizelerdeki
aşk ve müzik hikayeleri

sevdayı solumak

savurmakta
melun rüzgar
acılı kavakların yapraklarını
örmekte
hain kader
sızılı yoluna ağlarını
tünemiş dalına baykuş
hükmederken geceye
düşmüş ormana çaresiz yolu
sızmakta
bulutların arasından ay ışığı
yüzlerce ağaç geçit vermeyecekmiş gibi görünse de
bulmaya çalışıyordu yalnızlığın yıldızını
dayanır mıydı bilinmez
tan yerine kadar
kocamış yüreği
hani sızsa var ya
bir kulübenin penceresinden ışık
hani davet edip içeriye
bir çellonun sarmalasa kolları
ısınacak iliklerine kadar belki
yenecekti kaderini de
ve
ellerime bulaşmasın kanınız der gibi
mağrurlaşıp bakışları
geç git üzerimden melun rüzgar
çek git yoluna hain kader der gibi
meteliğine kurşun yağdırıp yalnızlığın
boyun eğmeyecek
cesaretlenip sevdadan
ardına bırakıp ormanın ıssız patikalarını
sığınarak gelen sabaha
kaç günlük saltanatı kaldıysa
soluyacaktı hayatın anlamı
sevdasını

yusuf haluk yorulmaz
25 02 2018 17.42

La Califfa ‘nın müziğinin bu dizelerle ne ilgisi var
diyenleriniz olabilir ; sevdiğim müzikleri hikayesini haluk’ça
yazdım ,ömrüm yettiğince yazacağım hem!

bir can ötesi

 

Gustavo Alfredo Santaolalla, Arjantinli müzisyen, film müziği bestecisi ve yapımcı. 2005 ve 2006 yıllarında sırasıyla Brokeback Mountain ve Babel filmleriyle En İyi Film Müziği dalında Oscar kazanmıştır.

haluk’un
dizelerdeki
aşk ve müzik hikayeleri

bir can ötesi

bin güvercin kanatlanır yüreğimde
binlercesini de uçururum
sığınmadan bir yere
sınırsız ve özgür
binlerce uçurtma salınır gönlümde
ve binlercesi süzülür
hesapsız nedensiz
bir çocuk saflığında göklerde
sevgisizlikten gayri yoktur korkum
bin dereden su taşımayı
bin dağı
ve bin çölü aşmayı
alırım göze
severim öylesine işte
sanma ki garibim
yine yeniden
kanatlanır yüreğimde bin güvercin
bin uçurtma salınır gönlümde
hiç sığınağım olmasın
bir can
bir ten ötesinde

25 02 2018 16.17

yeniden doğmalısın

haluk’un
dizelerdeki
aşk ve müzik hikayeleri

yeniden doğmalısın

kaldırsan
sandıklara hatalarını
savursan
düşlerini pencereden
ağlaşıp duran anıları susturamazsın
işe yaramaz yaşanmışlıklar
ağır aksak yol alır bulursun kendini
kırılmıştır üstelik kolun kanadın
takılır geçmişe aklın
çerçeveler boş
odalar boş
inkarlar da avutmaz
geceleri kapatsan bile gözlerini
uyuyamazsın
aldattın ya kendini bir kez
için içine sığışmaz
dağlamalısın yüreğini
bir kıyametin olsun ki
yeniden doğmalı
umutlanmalı
ve sevgiye tutunmalısın

yusuf haluk yorulmaz
25 02 2018 15.38

dayan yüreğim

haluk’un
dizelerdeki
aşk ve müzik hikayeleri

dayan yüreğim

bilip
insanlığa sunulan acıları
ve sezip nefretli dünyayı
sığışamazken tenine ruhum
dayan yüreğim
gidiyorum
karanlığın ardındaki ışığa
varmak için umutluyum
ayrış çelişkilerden aklım
sapaklara bakma
acılarla öğrenmesini bileceğim
zamana yenik düşmeden
ve yitirmeden varlığımı
mutluluğun
şiirini yazıp
şarkısını söyleyeceğim

18 şubat 2018 17.52
Hayley Westenra nın şarkısının sözleri elbette ki
bunlar değil ama ruhumda bıraktığı etki ile dizelerimi yazdım.
Dante Alighieri ilahi komedya adlı eserinde , (Araf,XXIV; 52) şöyle diyor;
” Dedim ki; ben o kişiyim ki,sevda esin verince kaleme sarılırım, onun yüreğime yazdıklarını aktarırım.”
Elbette Dante ile kendimi kıyaslama densizliğinde değilim, sevda ile ilgi benzerliğimiz var yalnızca!

Misirlou

Misirlou (Yunanca: Μισιρλού, Türkçe: Mısırlı), İlk kez 1927 yılında Atina’da kaydedilmiş egzotik halk şarkısı.

Tarihçe:
1920’li yıllarda İzmir’den Atina’ya mübadeleyle gelmiş Rum asıllı Anadolulu göçmenlere ait bir halk şarkısından köken alan ve gerçek bestecisi kesin olarak bilinmeyen “Misirlou” ilk kez Tetos Demetriades tarafından 1927’de Rebetika tarzında seslendirilmiş.
Yunanca sözlerinin ‘Mısırlı bir kıza’ hitaben yazılmış olması ve şarkıda ya habibi ve ya leli gibi Arapça sözcüklerin geçmesi şarkının Orta Doğu kökenine de işaret eder. Zaten şarkının adındaki Misirlou dan kastedilen Mısırlı Kız dır. Şarkı ayrıca enstrümantal din dışı bir Musevi müziği türü olan Klezmer tarzında ve Yahudi İspanyolcası (Ladino veya Eşpanyol)’yla yazılan sözlerle de sıklıkla seslendirilmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu topraklarından doğmuş olan bu akılda kalıcı kıvrak parça, bu topraklarda yaşayan Türkler, Araplar, Yunanlar ve Museviler tarafından çabucak benimsenerek kendi dillerinde yıllarca seslendirilmiştir. Ancak bestecisinin bilinmiyor olması dolayısıyla bu İmparatorluğun mirasçısı olan milletler tarafından günümüzde bir türlü paylaşılamamaktadır. Özellikle de Yunanlar ve Türkler parçanın kendilerine ait olduğunu ısrarla ileri sürmektelerse de, muhtelif ülkelerdeki telif birliklerinde besteci olarak Nicholas Roubanis kayıtlı olduğu söylenmekte.

1930’lardan itibaren ABD’de farklı şarkıcılar tarafından defalarca plağa kaydedilen şarkı, 1962 yılında Dick Dale tarafından Del-Tones orkestrası eşliğinde solo gitarla seslendirilince daha geniş kitleler tarafından tanındı. Bu enstrümantal parça 1994 tarihinde Quentin Tarantino’nun Pulp Fiction (Ucuz Roman) adlı filminde kullanılınca parçanın popülerliği bir kat daha arttı. Bu filmde Dick Dale’in versiyonu kullanılmıştır. Parça Fox-Trot’tan Surf Rock’a kadar birçok tarzda plağa kaydedilmiştir.

Musevi kökenli İzmirli şarkıcı Dario Moreno da şarkıyı Fransızca sözlerle birkaç değişik versiyonuyla seslendirmişti. Türk Müziği sanatçısı Zeki Müren ise 1950’li yıllarda Suat Sayın’ın yazdığı sözlerle ve “Yaralı Gönül” adıyla şarkıyı taş plak olarak çıkarmış.
Özetle, “Misirlou”, uzun yıllar önce Osmanlı topraklarında bir halk şarkısı olarak başladığı uzun yolculuğu sırasında, önce Yunanistan’da Rebetika tarzına bürünmüş, daha sonra ABD’de 1930’lu ve 1940’lı yıllarda Xavier Cugat gibi büyük orkestralar tarafından Latin Pop ve Fox-Trot tarzlarında plağa kaydedilmiş, 1950’li yıllarda ise o dönemde moda olan “Egzotik Müzik” (Exotica)’in hemen tüm orkestraları tarafından farklı yorumlarıyla seslendirilmiş ve kaydedilmişti. 1962 yılında Amerikalı müzisyen Dick Dale’in elektro gitarla parçaya getirdiği farklı yorum, “Misirlou”nun bir kez daha form değiştirmesine neden olmuştu. Bu kez de 1960’larda Güney Kaliforniya’da popüler olan dalga sörfü adı verilen sporla ve bu sporun yaygın olarak yapıldığı yer olan Kaliforniya yaşam tarzıyla bağlantılı olarak o günlerde moda olan “Sörf müziği” akımının hemen hemen tüm müzik toplulukları bu parçayı Dick Dale’in yorumuna yakın bir biçimde seslendirmeye başlamıştı. 1960’lı yıllarda Caterina Valente ve Connie Francis gibi romantik pop şarkıcıları parçaya kendi yorumlarını getirmişlerdi. Daha sonra çeşitli ülkelerden onlarca şarkıcı ve topluluk parçayı coverlamışlar. Bu versiyonların bir kısmı enstrümantal, bir kısmı da çeşitli dillerde seslendirilmiş.
Ben sizlere ise oldukça güzel bir enstrümantal cover sunuyorum.